Geçenlerde muayenehaneye bir hastam geldi. Daha muayeneye başlamadan cebinden bir burun spreyi çıkarıp masaya koydu ve “Hocam, bunu bırakamıyorum” dedi. Ne kadar zamandır kullandığını sorduğumda biraz düşündü: “Herhalde üç yıldır.”
Her şey çok basit başlamıştı. Burnu tıkanmış, eczaneden bir sprey almış, bir kez sıkmış ve birkaç dakika sonra rahatlamış. Gece bir daha sıkmış, ertesi gün yine… Bir süre sonra sprey evde unutulduğunda huzursuz olmaya başlamış. Sonra bir tane daha almış: biri evde, biri arabada, biri işyerinde.
Burada sorulması gereken ilginç bir soru var: Gerçekten sprey olmadan mı nefes alamıyordu, yoksa nefes alamamasının nedenlerinden biri artık spreyin kendisi miydi?
Sprey burnunuzda ne yapıyor?
Burnumuzun içinde konka dediğimiz, halk arasında “burun eti” olarak bilinen yapılar var. Bunlar gereksiz yapılar değil: aldığımız havayı ısıtıyor, nemlendiriyor, filtrelemeye yardımcı oluyor ve içlerinde oldukça zengin bir damar ağı bulunuyor.
Oksimetazolin veya ksilometazolin içeren hızlı etkili dekonjestan bir sprey sıktığınızda bu damarlar büzülür, konka küçülür, burun pasajı genişler ve birkaç dakika içinde rahat nefes alırsınız. Beyniniz de doğal olarak şunu öğrenir: Burnum tıkandı, spreyi sıktım, rahatladım.
Sorun nerede başlıyor?
Bu ilaçlar gereğinden uzun süre kullanıldığında, etkileri geçince burun yeniden tıkanabilir. Buna geri tepme (rebound) tıkanıklığı diyoruz. Siz tekrar sıkarsınız, burun açılır, sonra yine tıkanır. Bir süre sonra sabah ve akşam yetmemeye başlar; günde üç, dört, beş kez…
Her burun spreyi bağımlılık yapmaz
Bu ayrım çok önemli. Doktorunun verdiği bir spreyi kullanan birinin şimdi “Eyvah, ben de sprey kullanıyorum” diye düşünmesine gerek yok.
- Deniz suyu ve tuzlu su spreyleri bu gruba girmez.
- Alerji tedavisinde kullanılan kortizonlu burun spreyleri bu gruba girmez.
- Sorun, burnu birkaç dakika içinde açan dekonjestan spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılmasıdır.
Bazen tam tersini de görüyoruz: Alerji için kortizonlu sprey verilen bir hasta, “burun spreyleri bağımlılık yapıyormuş” diye düşünüp ilacını hiç kullanmıyor. Yani kullanması gereken ilacı başka bir ilaç grubuyla karıştırıyor.
Asıl soru: Burnunuz neden tıkanıyor?
Bence hikâyenin en önemli kısmı burası. Bir insan neden üç yıl boyunca burun açıcı sprey kullanır? Hastaya sadece “Bu spreyi bırak” demek hikâyenin yarısını kaçırmak olur. Asıl merak ettiğim şey, onun üç yıl önce bu spreye neden ihtiyaç duyduğudur.
- Septum eğriliği olabilir.
- Konkalar büyük olabilir.
- Alerjik rinit, kronik sinüzit veya polip olabilir.
- Ya da bunların birkaçı bir arada olabilir.
Tedavi nasıl planlanır?
Spreyi bırakınca burun bir süre daha da tıkanabilir ve hasta “Gördün mü, ben bu ilaç olmadan gerçekten nefes alamıyorum” diye düşünür. Oysa yaşadığı şey, kırmaya çalıştığımız döngünün bir parçası olabilir. Bu yüzden tedaviyi hastaya göre planlıyoruz:
- Döngüyü kırmakDekonjestan sprey kullanımını kontrollü şekilde sonlandırıyoruz; uygun hastalarda kortizonlu spreyler ve tuzlu suyla burun yıkama gibi tedavilerden yararlanıyoruz.
- Nedeni bulmakSeptum eğriliği, konka büyüklüğü, alerji veya polip gibi altta yatan problemi araştırıyoruz.
- Gerekirse cerrahiHer hastanın ameliyat olması gerekmez; ancak ciddi bir yapısal problem varsa onu da değerlendiriyoruz.
Bu yazıdan aklınızda tek bir cümle kalacaksa şu olsun: Burnunuz tıkandığı için sprey kullanmaya başlamış olabilirsiniz, ama bir süre sonra burnunuz kullandığınız sprey yüzünden de tıkanıyor olabilir. Eğer spreyiniz çantanızın, arabanızın veya komodininizin vazgeçilmez bir parçası hâline geldiyse, soru “Bu spreyi nasıl bırakırım?” değil, önce “Burnum neden sürekli tıkanıyor?” olmalı.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayene yerine geçmez. Size özel öneriler için muayene gereklidir.